Kendi E-Ticaret Siteniz mi, Pazaryeri mi?

İnternetten satış yapmak isteyen hemen herkes bir noktada bu soruyla karşılaşıyor: Pazaryerinde mi satayım, kendi sitemi mi açayım? İnternette bu konuda okuyacağınız yazıların çoğu ya “pazaryeri komisyonu sizi bitirir” ya da “kendi sitenize kimse gelmez” diye tek tarafı savunuyor.

Bizim görüşümüz: çoğu işletme için doğru cevap “ikisi birden, ama doğru sırayla”. Bu yazıda ikisinin artılarını ve eksilerini anlatıp hangi durumda neyin mantıklı olduğunu konuşacağız.

Pazaryerinin artıları

  • Hazır müşteri. Milyonlarca kişi zaten orada alışveriş yapıyor. İlk gün satış yapabilirsiniz.
  • Güven. Müşteri sizi tanımıyor ama pazaryerine güveniyor.
  • Ödeme ve iade altyapısı hazır. Sanal POS başvurusuyla uğraşmazsınız.
  • Kargo anlaşmaları. Çoğu pazaryerinin anlaşmalı kargo fiyatları var.

Pazaryerinin eksileri

  • Komisyon. Kategoriye göre değişiyor ama her satıştan pay kesiliyor. Kâr marjı düşük ürünlerde bu çok hissediliyor.
  • Fiyat rekabeti. Aynı ürünü satan başka satıcılarla yan yana duruyorsunuz. Karar çoğu zaman fiyata indirgeniyor.
  • Müşteri sizin değil. Müşterinin e-postası, telefonu, alışveriş geçmişi pazaryerinde kalıyor. Ona tekrar ulaşmanız çok zor.
  • Kurallar değişebilir. Komisyon oranları, kargo kuralları, öne çıkarma algoritması sizin elinizde değil.

Kendi sitenizin artıları

  • Komisyon yok. Ödeme kuruluşunun işlem ücreti dışında satıştan pay kesilmiyor.
  • Müşteri sizin. İkinci siparişte kampanya, yeni ürün duyurusu, doğum günü indirimi… Hepsi mümkün.
  • Markanız öne çıkar. Ürünlerinizi istediğiniz gibi anlatır, rakip satıcılarla yan yana görünmezsiniz.
  • Toptan ve bayi satışı. Bayilere özel fiyat, minimum sipariş gibi kurallar kendi sitenizde çok daha kolay.

Kendi sitenizin eksileri

  • Ziyaretçi kendiliğinden gelmez. Siteyi açtınız diye satış başlamaz. Müşteriyi siteye sizin getirmeniz gerekir: sosyal medya, mevcut müşteriler, reklam, Google.
  • Güveni sizin kazanmanız gerekir. İlk kez gelen müşteri sizi tanımıyor. İletişim bilgileri, iade koşulları, gerçek ürün fotoğrafları bu yüzden önemli.
  • Kurulum ve bakım. Sanal POS, kargo, yasal metinler ve güncellemeler sizin sorumluluğunuzda.

Hangi durumda hangisi?

Yeni başlıyorsanız ve kimse sizi tanımıyorsa

Pazaryeriyle başlamak mantıklı. Ürününüzün satıp satmadığını hızlıca görürsünüz. Ama paketlerinize bir kartvizit koymayı unutmayın: “Bir sonraki siparişinizi sitemizden verebilirsiniz.”

Instagram’dan ya da WhatsApp’tan satıyorsanız

Kendi siteniz büyük ihtimalle hemen işe yarar. Müşteriniz zaten sizi tanıyor, sadece “fiyat ne, nasıl ödeyeceğim” süreci yorucu. Kendi mağazanız bu süreci otomatik hale getirir.

Tekrar eden müşteriniz çoksa

Gıda, kozmetik, evcil hayvan ürünleri, sarf malzemeleri gibi tekrar alınan ürünlerde kendi siteniz neredeyse şart. İkinci siparişi pazaryerinde vermesi, sizin için her seferinde yeniden komisyon demek.

Toptan ya da bayi satışı yapıyorsanız

Kendi siteniz. Pazaryerleri bu tür satış için uygun değil.

İkisi birlikte nasıl çalışır?

En sağlıklı model genelde şu: pazaryeri yeni müşteri getirir, kendi siteniz o müşteriyi tutar. Ürünleriniz iki yerde de olur, stoklar düzenli takip edilir. Pazaryerinden gelen müşteriyi paketinize koyduğunuz bir notla, sosyal medyanızla, iyi bir alışveriş deneyimiyle kendi sitenize yönlendirirsiniz.

Kendi sitenizi açmaya karar verdiyseniz şirket, sanal POS ve ETBİS kaydı gibi hazırlıklar gerekiyor. Bunları e-ticaret sitesi sayfamızda özetledik.

Kendi mağazanızı açmak istiyorsanız; ödeme, kargo ve yasal metinleri hazır bir e-ticaret sitesi kuruyoruz.

E-ticaret sitesi · Teklif iste · WhatsApp’tan yaz

Teklif almak ücretsiz

Bu konuda size nasıl yardımcı olabiliriz?

İşinizi ve ihtiyacınızı kısaca anlatın. İlk görüşme ve teklif ücretsiz.